VAKİT SEHER!...şimdi sabah namazı vakti..

21/7/2006

Vakit seher… senai  

Ufukta günün kızıl çiçeği açmak üzere. Zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin karasında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor.


Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. Unutulmuşluk toprağına gömülü bir tohumdun. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin.


Senin de varlığının şafağı söktü yıllar önce. Unutulmuşluğun dipsiz kuyusundan çıkarıldın. Ana rahmine bir küçük damlacık olarak tutundun. Varlığından haberdar değildi sevdiklerin. Hatırlanmaya değer bir şey bile değildin.


Hatırla ki, unutulmuşluğun toprağında Rabbin seni unutmadı. Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı. Rabbin seni yokluk gecesinden varlığın ufkuna eriştirdi. Taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini. Ete kemiğe bürüdü ruhunu. Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.


Şimdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere. Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa  bile seni unutmayan Rabbini herkesin O’nu unuttuğu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin[asm].


Şimdi sabah! Şimdi sabah namazı vakti...

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

secde nereye götürür alnını?

21/7/2006

Yüzünü toprağa sür şimdi... Evine dön. Sılana koş.  Subhane rabbiye'l -a'la. “Sen varsın. Sen a'lasin. Eksiklikten uzaksın, noksanlıktan muallâsın, kusurdan mukaddessin. Kusur bende. Benden yana eksiklik. Bende saklı acizlik. Bende bekler fakirlik. Yalnız sana muhtaç olma zenginliğimdir secdem. Yalnız Sana kul olma şerefimdir secdem. Sultanlığımdır secdelerim. Varlığımı huzurunda sıfırladığım andır. Senin şah damarı yakınlığından kalbimin yakınlıklar emdiği andır, ruhumun muştular bulduğu demdir. Miracımın kab-ı kavseyni secde. Beni aradan çıkardığım yerdir secde. Dediğini yapıyorum, secde edip yaklaşıyorum. Sana yaklaşıyorum. Tüm uzaklıkları uzaklara bırakıyorum. Tüm aldanışları tuzaklarda bırakıyorum.


Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim.


Alnıma rahmetinin nefesini bırak ey Rabbim.


Kalbime En Sevgili’nin aşkını bırak ey Rabbim.


Secdemden dirilt beni.


Secdemde öldür beni.


Secdemde durut beni.


Secdemde doğrult beni.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

minik oğluşumuz:)

18/7/2006

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

“Seni yarattım”

16/7/2006

“Seni yarattım”

ÇELİMSİZ, KÜÇÜK BİR kız çocuğu sokağın köşesine oturmuş; yiyecek, para, ya da alabileceği herhangi birşey için dileniyordu. Üzerinde yırtık pırtık giysiler vardı. Yüzü gözü ise kir içindeydi. Çocuğun perişan bir hali vardı.

Kız dilenirken, sokaktan genç, sağlıklı, zengin görünümlü bir adam geçti. Kızı farketmişti. Ama, belli etmemek için, dönüp bir daha bakmadı. Geniş ve lüks evine, konfor içinde yaşayan ailesinin yanına geldiğinde, çok güzel hazırlanmış bir akşam sofrası onu bekliyordu. Fakat, az sonra, gördüğü o dilenci kız aklını takıldı yeniden. Duyguları birşeylere itiraz ediyordu.

Sonra, kolay yolu tercih etti ve itirazlarını Allah’a yöneltti. Böyle durumların var olmasına izin veren O değil miydi?

İçin için, O’na karşı:

“Böyle birşeyin olmasına nasıl müsaade ediyorsun? Neden o küçük kıza yardım için birşeyler yapmıyorsun?” diye yakınmaya başladı.

Biraz sonra, ruhunun derinliklerinden gelen şu cevabı işitti:

“Yaptım. Seni yarattım!”

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ABDULLAH....minik prensim:) ve diğer HERŞEY...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro